öncü kurallar örüntüsü aka belki klişe belki yalan
katı olan herşey
kalıncaya kadar ki parçalayıcı modernizm imgesi ve
yeniden tutunma arayışları ya da herşeyden vazgeçmek
gibi şeyler..bütün bunlar bayat.herşeyin bayat olması gibi.
buradan başka yere gidiş yok.
Connan Aevran 2009
pankiznotded: yalan dünya
Dekriptasyon
Ne kadar iyi yaşarsam
O kadar kötü yazıyorum
Yalnız uyumak sıkıntılı artık
Ayık kalmak hala zor
Bir yerde kaybolacağız
Ebediyen..
Deşifrasyon
Dekriptasyon: blog yuvasına başımızı soktuğumuzdan beri insanları günlük sayıklamalara maruz bırakmaktan daha da çekinir olduk;
Ne: yorumlara, kağıtlara, çöplere, boşluğa saldığımız artıklar da giderek azaldı.
kadar(1): yazmadıkça düşünemez olmuştuk sanki. ya da düşünmediğimiz için yazacak birşey yoktu.
iyi yaşarsam: belki de yazmaya değer bulmadık çoğu şeyi. çok yazı vardı etrafta yakalaması imkansız hurufat.
O: gerçek sayısı giderek artıyor ve bütün renkler birbirine karışmak üzere.
kadar(2): mutlak bir siyaha doğru giderken ayık kalmak giderek zorlaşıyor ve giderek zorluyoruz kendimizi.
kötü: havalar sıcak ve yataklar üzebiliyor insanı.
yazıyorum: sıkıyorlar.
Ya: yaş 20.
lnız uyuma: yaş 30.
k sıkıntı: yaş 40..
lı: çarşafın kıvrımları kadar anlamlı geçiyor zaman her zaman olduğu gibi.
artık: halbuki o çarşafın kıvrımlarını rasdelka misali bir aşkınlık izi olarak da okumuştuk.
Ayık kalmak: elimizdeki çizgiler bebeyken sıktığımız yumruklardan mı ibaret sadece.
hala zo: neleri unuttuk ve nelerin hiç farkına varamadan izin veriyoruz zamana.
r
kaybolacağız: (anlam yok)
Ebediyen..: (anlam yok)
khaneh siyah ast
"There is no shortage of ugliness in the world. If man closed his eyes to it, there would be even more. But man is a problem solver. On this screen will appear an image of ugliness...A vision of pain no caring human being should ignore. To wipe out this ugliness and to relieve the victims is the motive of this film and the hope of its makers."The House is Black
1962, 22 minutes, b&w, 35 mm
RÜZGÂR BİZİ GÖTÜRECEK
küçücük gecemde benim, ne yazık
rüzgârın yapraklarla buluşması var
küçücük gecemde benim yıkım korkusu var
dinle
karanlığın esintisini duyuyor musun?
bakıyorum elgince ben bu mutluluğa
bağımlısıyım ben kendi umutsuzluğumun
dinle
karanlığın esintisini duyuyor musun?
şimdi bir şeyler geçiyor geceden
ay kızıldır ve allak bullak
ve her an yıkılma korkusundaki bu damda
bulutlar sanki, yaslı yığınlar misali
yağış anını bekliyorlar
bir an
ve sonrasında hiç.
bu pencerenin arkasında gece titremede
ve yeryüzü giderek durmada
bu pencerenin arkasında bir bilinmez
seni ve beni merak ediyor
ey baştan aşağı yeşil!
yakıcı anılar gibi ellerini,
bırak benim aşık ellerime
ve dudaklarını
varlığın sıcak duygusunu
benim sevdalı dudaklarımın okşayışına bırak
rüzgâr bizi götürecek
rüzgâr bizi götürecek.
Füruğ Ferruhzad
Çeviri: Haşim HÜSREVŞAHİ

